15 Aralık 2017
%AM, %02 %541 %2017 %11:%Kas

Üç Bin Yılın Destanı 4 Kasım’da raflarda

Geçtiğimiz günlerde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle ölümsüzleşen Serdar Can’ın yeni şiir kitabı “Üç Bin Yılın Destanı” 4 Kasım’da raflardaki yerini alacak

HABER MERKEZİ (02.11.2017) - Geçtiğimiz günlerde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle ölümsüzleşen Serdar Can’ın yeni şiir kitabı “Üç Bin Yılın Destanı” tanıtıldı.

Nisan Yayımcılık tarafından yayınlanacak kitap 4 Kasım’dan itibaren raflardaki yerini alacak.

Kitabın önsözünde şu ifadeler yer alıyor;

 “18 Eylül 2017’de yazarımız Serdar Can geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirdi. Gençlik yıllarından itibaren devrim mücadelesine emek veren Can, Üç Bin Yılın Destanı ile Mezopotamya toplumunun ayak izlerini sürmüş; Türkiye’de Ermeni Soykırımı’na ilişkin ilk eserlerden biri olan Nenemin Masalları anı-anlatı kitabıyla da, bu trajediye, kapanmaz yaraya ışık tutmuştur.

1961 Amed (Diyarbakır) doğumlu olan Serdar Can, Ortaokul birinci sınıfa kadar Amed’te okumuş, ardından tahsiline Ankara’da devam etmiştir. Lise eğitimine devam ederken okulu bırakarak devrimci faaliyete aktif olarak dâhil olan Can, 1977-78’lerde artık Amed’te bütün vaktini siyasal faaliyetlere ayıran bir devrimci olmuştu.

1981 yılı Ocak ayında Amed Hazro’da Proletarya Partisi savaşçıları ile kolluk kuvvetlerinin çatışmasının ardından yakalanan Can, 1984 Haziran’ında TKP/ML TİKKO dava dosyasından idam cezasına çarptırıldı. Bir müddet sonra da bu ceza Yargıtay’ca onaylandı. 1991 yılında da Özal Affı ile özgürlüğüne kavuşan Can, Proletarya Partisi’nin Filistin’deki kampında yönetici düzeyde yer alarak Amed topraklarında başlattığı gerilla mücadelesine burada devam ettirdi.

Ayrıca Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan Karabağ saldırılarında da Ermeni halkının yanında yer alarak devrimciliğin düsturu olan ‘ezilenin yanında ye alma’ misyonunu yerine getirmek için elinden geleni yapmıştır.

1992 ve 1993 yılları arasında yaşanan sorunlardan dolayı örgütlü mücadeleyi bırakan Can, politik eğitimini devam ettirerek, geldiğimiz döneme kadar onurlu ve mütevazı yaşamını devam ettirmiştir. Son dönemde de yaptığı araştırma ve incelemelerle özelde Ermeni Soykırımına dair çalışmalarda yer almış ve 90’lı yıllarda başladığı yola devam etmiştir.

1993 yılında Umut Yayımcılık’tan çıkan “Üç Bin Yılın Destanı” isimli şiir kitabının da yeni basımı için hazırlıklar yapan Can’ın ömrü ne yazık ki, bu çalışmanın bitirilmesine yetmemiştir. Ancak kapak resminden tutalım da iç mizanpaja dek esere dair ilk değerlendirmeleri bir vasiyet kabul edilmiş ve kitap siz değerli okuyucularımıza sunulmuştur.

Can, bu eserinde, Fırat ile Dicle arasındaki kadim Mezopotamya’nın, umut, özlem, aşk ve hasretle; kan, gözyaşı, acı ve kederle yıkanmış topraklarının ve insanının üç bin yıl boyunca, tarihe bıraktığı izleri takip ediyor.

Ayrıca yaşamı boyunca mütevazı kişiliğiyle dostlarının, yoldaşlarının yüreğinde yer edinen Can, araştırma-inceleme ve yeni çalışmalara imza atmak için yakın zamanda bir planlama yaparak, yaşama geçirmek için ilk adımlarını atmıştı. 5 No’lu Amed Zindanı’nda yaşadığı döneme ait kitap çalışması da bu planlamanın başlangıcı olacaktı. Diyarbakır’da yaşatılan vahşetin trajikomik anlatıldığı son çalışması “5Nolu’da Ne Güzel Şeyler Yaşadık. Hey Gidi Kötü Günler” yarım kaldı.

Bu minvalde savunduğu idealler uğruna yaşamını şekillendirdiği duruşu, bir örnek olarak bizlere kalırken, yarım kalan çalışmasını tamamlamakta bizim üzerimize düşen görevdir.

Bununla beraber Serdar Can’ın yayımlanan ve yayımlanacak olan kitaplarında resimlerini esirgemeyen Recep Maraşlı’ya da teşekkürü borç biliriz.”