14 Aralık 2017
%PM, %22 %658 %2017 %14:%Kas

Tacizciye 3 Bin TL para cezası

Şehirler arası otobüste yolculuk yaptığı sırada tacize uğrayan kadının açtığı davada mahkeme sonuçlandı. Tacizciye 3000 TL para cezası verildi

HABER MERKEZİ (22.11.2017) - İstanbul'dan Eskişehir’e arkadaşı ile birlikte otobüsle seyahat eden üniversite öğrencisi kadın ön koltukta oturan bir erkek tarafından tacize uğraması sonucu açtığı dava 3. duruşmada sonuçlandı. Tacizciye 3000 TL para cezası verildi.

12 Şubat 2017 tarihinde gerçekleşen olay Kamil Koç firması ile 21.00 aracında seyahat eden S.D, otobüs Eskişehir'e yaklaştığı sırada saat 03.30 sularında ön koltukta oturan Ayhan Şimşek'in kendisine telefonu uzatarak 'Bu adrese gitmek istiyorum burayı biliyor musunuz?' demesi üzerine telefonu alıp ekranda 'Eskişehir'de yaşıyorum sizi çok beğendim tanışmak istiyorum. Numaranızı yazın inince görüşelim.' Yazması ve sürekli arkasını dönüp kadınları rahatsız etmesi şeklinde gerçekleşti. 

Telefon ekranında  yazıyı gören S.D tacizcinin yazdığını arkadaşına ve otobüs muavinine gösterdikten sonra muavinin yerini değiştirebilirim demesi üzerine itiraz ederek taciz edenin yerinin değişmesi gerektiğini söyleyen S.D otobüste seyahat eden diğer yolcuların olaya sessiz kalması ve içlerinden bazılarının tacize değil çıkan gürültüye itiraz edip inince halledersiniz demesi üzerine 'Yanı başınızda olan tacize kadın cinayetlerine böyle susarak ortak oluyorsunuz' şeklinde tepki göstererek tacizcinin yerinin değiştirilmesinde ısrar etti.  Tacizcinin ısrarla yerini değiştirmek istememesi üzerine S.D polis çağırmalarını şikayetçi olmak istediğini belirtti. 

Polis olayın üstünü örtmeye çalıştı

Eskişehir otogarında indikten sonra gelen polis şikayet dilekçesi yazarken S.D'yi vazgeçirmeye çalışarak ara buluculuk yapmaya çalıştı. S.D’yi vazgeçirmeye çalışan polis 'Bunlar hep eğitimsizlikten bir daha uğraşma bir şey çıkmaz yıpratma kendini' demesi üzerine taciz edenin inşaat mühendisi ve evli olduğunu öğrenen S.D 'benim burada can güvenliğim bile yok. Bu açık açık benim yaşamıma seyahat hakkıma yönelik bir saldırıdır. Gecenin bu saatinde kendinde bu cesareti görüp taciz eden bu zihniyet eğitim değil erkek egemen sistemin ve sizin burada bunu görmezden gelmeye çalışmanızın bir sonucudur. Tacizci ile dayanışmanız sonucunda buradan  vazgeçirerek gönderdiğiniz  her kadın yarın katlediliyor. Bu zihniyetin arabulucuğu olamaz. Onunla uzlaşma gibi bı tavrım hiç olamaz' ifadelerinde bulunması üzerine polisin 'öyle bir şey olmaz ararsın polisi iki dakika içinde gelir korkma' demesiyle S.D'nin  2 dakika içinde kaç kadının katledildiğini bırakın iki dakikayı polis koruması olmasına rağmen kaç kadının katledildiğini belirtmesi ve ısrarla şikayetçi olmak istemesi üzerine polis dilekçeyi yazmaya başladı.  

S.D davanın sükun ve güvenliği bozmaktan açmaya çalışan polise itiraz ederek cinsel taciz davası olarak açtırdı. 

Tacizciye 3000 TL para cezası

S.D'nin açtığı davanın ilk duruşmasında tacizci iyi hal indiriminden yararlanmak için suçlamaları kabul etmeyerek 'Her gün kadınlar ölüyor bende üzülüyorum ama bunlar kadının beyanını kullanıyor ben taciz etmedim ' diyerek kendini savunmaya çalıştı. Tanıkların da dinlenmesi üzerine dava 3. Duruşmada sonuçlandı. 

Dava sonucunda tacizciye kesin itiraz yolu kapalı 3000 TL para cezası verildi.

Davadan çıkan sonuç üzerine S.D şu açıklamalarda bulundu: “Kadınları hayatın her alanında zincirleyen ve hapseden erkek egemen sistem, seyahat hakkımızı da tanımıyor ve yargıya, devlet gücüne dayanarak her yerde her şeyi yapabileceği görüşüyle istismara devam ediyor. Sistemleşmiş erkek egemenliğini bu şekilde ortadan kaldıramayacağımızı biliyorum ama haklarımızı bilir ve yaptırımda ısrarcı olursak caydırıcı olabiliriz diye düşünüyorum.” Yaşadığım şey başıma gelen en kötü olaylardan biriydi. Orada yerini değiştirmek istemeyen bir tacizci , onunla dayanışarak bizim yerimizi değiştirmek isteyen bir muavin, ve yaşananın önemsiz olduğunu belirterek uyumak istediğini ve bizim onu rahatsiz ettiğimizi dile getiren başka bir  erkek yolcu vardı. Ama erkek dayanışması bununla bitmedi. Otobüsten indiğimizde ısrarla cağırdıgımız polisler  otogar içerisindeki polis merkezinde bize vazgeçmemiz gerektiğini söylediler. Öyle düşünüyorum ki bizi çarşı polis karakoluna götürmenin ve ifadelerimizi almanın zaman kaybı olduğunu düşünerek bizi caydırmaya çalışıyorlardı.  Daha sonrasında ise tacizci, arkadaşımla bulunduğumuz odaya gelerek bizden özür dilerken yerimden kalkıp ikinci şikayette bulunacağım sırada bulunduğumuz yerin bilinçli olarak boşaltıldığını fark ettim. Görevli polis kapının önünde bekliyordu.  Bu aleni bir şekilde arabuluculuktu ve daha da önemlisi burada tam bir erkek dayanışması vardı. Orada fark ettiğim bir diğer şey ise tacizcilerin nasıl korunduğuydu. Yanımda  kadın arkadaşım vardı ve biz birlikte daha güçlü hissettik. Bu yüzden erkek dayanışmasına karşı birlikte mücadele etmemiz gerektiğine olan inancım başıma  gelen üzücü bir olayla pratik bir  zeminde daha fazla anlam kazanmıştı.