15 Aralık 2017
%AM, %19 %403 %2017 %08:%Kas

MKP’li kadın tutsaklardan 25 Kasım açıklaması

MKP’li kadın tutsaklar 25 Kasım dolayısıyla bir açıklama yaparak “Kadınlar, emeğine, kimliğine, iradesine sahip çıkmaya ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı sesini yükseltmeye, eylemiyle mücadelesini büyütmeye devam edecek” dedi

HABER MERKEZİ (19.11.2017) - Hapishanede bulunan MKP’li kadın tutsaklar 25 Kasım vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada MKP’li kadınlar, “Kadının cins bilinciyle sokakları/dağları mesken eyleyip kadının kurtuluşu için direnenleri, kadının özgürlük mücadelesini büyüten tüm kadınları devrimci coşkumuzla ve inancımızla selamlıyoruz” dedi.

Maoist Komünist Parti’li (MKP) kadın tutsaklar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Gazetemize gönderdikleri yazılı açıklamada MKP’li kadın tutsaklar siyasi-ekonomik koşulların AKP/Erdoğan iktidarını çıkmaza doğru sürüklediğini, faşist iktidarının toplumun her kesimini gerici politikalarıyla kendi çizdiği sınırın içinde tutmaya çalıştığını ifade etti.

Kadın iradesi gerici iktidara karşı silahtır

MKP’li kadın tutsaklar açıklamalarında şu ifadelere yer verdi;

AKP/RTE faşist iktidarı özel yönelimleri ile kadınları hedef almaktan hiç vazgeçmedi. Kadınları ekonomik, siyasal, kültürel, sosyal hayatın gelişim dinamiğinden uzaklaştırmaya yönelik kadın düşmanı politikalarını devreye koymaya devam ediyor. Kadın/ LGBTİ cinayetlerini olağanlaştıran, normalleştiren yasalarla bunu desteklerken, medyalarıyla, bakanlarıyla, müftüleriyle kadına yönelik her türlü şiddetin önünü açıyor. AKP kadın düşmanı politikalarından birini kadın örgütlerinin- kadınların tüm itirazlarına rağmen müftülere nikah yetkisi vererek yasalaştırdı. Böylece çocuk yaşta evliliklerin, çok eşliliğin önünü açmış ve tecavüzün tespitinin zorlaştırılması adına adımlar atmış oldu. Şimdilerde ise boşanmaya karar veren kadının boşanma süreci öncesi “arabuluculuk” yöntemiyle kadını erk-ekler tarafından çizilen kaderine razı geleceğin ve kadına yönelik her türlü şiddeti uygulayan kişiye/kişilere mahkûm etmenin taşlarını döşemeye çalışıyor. “Arabuluculuk” kadını gördüğü her türlü şiddetle barışık olmanın, itiraz etmemenin vaazını veriyor. AKP/RTE faşist iktidarının kadın düşmanı gerici politikalarının özünde kadının kimliğine, iradesine karşı topyekun bir saldırı vardır. Kadınların bu topyekûn saldırıya, mevcut durumla uzlaşmayacağı aşikar. Kadın dayanışması, kararlılığı, iradesi gerici iktidarları geri atmaya zorlayacak önemli bir silahtır. Kadınların örgütlediği direnişler ve sokaklarda meşru mücadele alanlarında kazanılan haklar bunun somut örneğidir. Kadının özgürlük mücadelesinin her yandan kuşatılmaya çalışıldığı bu süreç kadın dayanışması ve bilinciyle parçalanabilir.”

25 Kasım’da faşizme ve ataerkil sisteme karşı sesimizi yükselteceğiz

MKP’li kadın tutsaklar açıklamalarında uzun erimli mücadele ile kazanılan haklarının gasp edilmeye çalışıldığını, bu yönlü gerici yasalar çıkardıklarını ancak eril dilin buyruklarına boyun eğmeyeceklerini, “arabuluculuk” yöntemini kabul etmediklerini ve şiddetle barışmayacaklarını ifade etti.

Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı;

Zindanlarda, sokakta, evde, iş yerlerinde nerede olursak olalım, dünden bugüne yaratılan ve kadın emeğinin, iradesinin mücadelesi sonucunda kazanılan haklarımızı korumaya ve sesimizi yükseltmeye tüm kararlılığımızla devam edeceğiz.

Ataerkil sisteme ve gerici politikalarına karşı 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar yine sokaklarda olacak. Kadınlar, emeğine, kimliğine, iradesine sahip çıkmaya ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı sesini yükseltmeye, eylemiyle mücadelesini büyütmeye devam edecek. Politik mahpus kadınlar olarak bizlerde 25 Kasım’da bu “mekanlardan” faşizme ve ataerkil sisteme karşı sesimizi yükselteceğiz. Kadının cins bilinciyle sokakları/dağları mesken eyleyip kadının kurtuluşu için direnenleri, kadının özgürlük mücadelesini büyüten tüm kadınları devrimci coşkumuzla ve inancımızla selamlıyoruz.

Yaşasın kadının özgürlük mücadelesi!

Yaşasın kadın dayanışması”