16 Ocak 2018
%AM, %04 %369 %2018 %07:%Oca

KCK’den MİT’e devrimci operasyon!

Ağustos 2017’de Güney Kürdistan’da PKK kadrolarına yönelik suikast hazırlığı içindeyken PKK’nin karşı operasyonu ile ele geçirilen iki üst düzey MİT elemanına ilişkin KCK bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada başta Sakine Cansız katliamı olmak üzere bir çok katliam, suikast ve MİT’in çalışmalarının deşifre edildiği belirtildi. Yapılan açıklamada ele geçirilen MİT elemanlarının Aydın Günel ve Erhan Pekçetin olduğu belirtildi. KCK operasyona dair ayrıntılı açıklama yapacağını da belirtti. ANF’de yer alan açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz

HABER MERKEZİ-(04.01.2018)- ‘’KCK Yürütme Konseyi Eş başkanlığı açıklamada ele geçirilen MİT üst düzey yöneticilerinin Tayyip Erdoğan’ın “sır küpüm” dediği MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile özel olarak görevlendirdiği belirtti. “HPG’nin özel birimlerinin yaptığı operasyonla çok sayıda MİT yöneticisi, üyesi ve çalışanları hakkında önemli bilgi ve belgelerin ele geçirildiği”ni belirten KCK, bu operasyonla MİT’e çok büyük bir darbe vurulduğu iddia edildi.

KCK açıklamasında, Tayyip Erdoğan’ın “özel talimatı” ile PKK’nin üst düzey yöneticilerine yönelik suikast, tutuklama hedefi ile Irak Kürdistan’ına geçen ve operasyonu bizzat yöneten “2 MİT yöneticisinin ele geçirilmesi ile önemli bilgi ve belgelere ulaşıldığı” belirtildi. Operasyonun 5 ay önce başlatıldığına dikkat çekilen operasyonda,  MİT’in çok sayıda elemanının yakalandığı ifade edildi.

‘Sakine Cansız devrimci intikam operasyonu’’

 “Geliştirilerek sürdürülen ‘’Sakine Cansız devrimci intikam operasyonu’’  önemli sonuçlar alınmıştır” denilen açıklamada şunlar belirtildi:

“TC’nin geçmişten günümüze kadar temel stratejisi ne pahasına olursa olsun Kürtleri soykırıma uğratma yönünde olmuştur. Bu nedenle tedip-tenkil-tehcir politikası değişmeden sürmektedir. Bugün de gerillayı tasfiye etme ve halkın iradesini kırma saldırıları ve Önderliğimize uygulanan ağır tecrit Kürt halkını soykırıma uğratma amaçlıdır. Bu nedenle Önderliğimize, halkımıza ve gerillaya karşı her türlü kirli araç ve yöntemler uygulamaya konulmaktadır. Tayyip Erdoğan ve tüm faşist ittifakları varlıklarını Özgürlük Hareketini tasfiye etme ve Kürt halkını soykırıma uğratmaya bağladıklarından bu saldırılarını yoğunlaştırarak sürdürmektedirler.”

Açıklamada, devletin özel savaş yöntemleri ve psikolojik savaş araçlarıyla kendisini güçlü gösterme politikalarına ağırlık verdiği belirtildi.

‘AKP-MHP faşizminin yeni komplorı boşa çıkartıldı’’

Açıklamanın devamında şöyle denildi:

“Türk devleti NATO’ya ve ABD’ye başvurarak Önder Apo üzerinde komplo gerçekleştirip Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek istemişse; bugün de aynı başarısızlığı yaşayan ve birçok bakımdan çöküş noktasına gelen AKP-MHP faşist iktidarı Kürt Özgürlük Hareketi yönetimine darbe vurarak bu durumdan kendini kurtarmaya çalışmaktadır.”

Türk devletinin tasfiye politikasını 2011 yılında kararlaştırıldığına dikkat çekilen açıklamada şu değerlendirmeler yapıldı: “PKK yönetimine darbe vurarak Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etme konseptini ilk önce PKK’nin kurucularından Sakine Cansız, Kürt diplomat Fidan Doğan ve gençlik öncülerinden Leyla Şaylemez üzerinde uygulamışlardır. Ancak şehirleri yakıp yıkmalarına, belediye eş başkanlarını ve milletvekillerini tutuklamalarına ve on binlerce siyasetçiyi zindanlara atmalarına rağmen Kürt Özgürlük Hareketi’nin direnişi karşısında sonuç alamamaktadırlar.”

KCK Yürütme Konseyi Eş başkanlığı açıklamasında, “AKP-MHP faşizmi bu durumdan kurtulmak ve kendini güçlü göstermek için PKK yöneticilerini tasfiyeye yönelik Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla MİT bünyesinde özel birimler kurdurmuştur” denildi.

‘Erdoğan MİT’e PKK yöneticileri için özel talimat verdi’’

KCK açıklamasında devamla şunlar kaydedildi: “Tayyip Erdoğan özgürlük mücadelesi karşısında o kadar sıkışmıştır ki, bu sıkışıklığını her gün MİT üzerinde baskıya dönüştürmüş, mutlaka birkaç PKK yöneticisinin yakalanması ya da suikastlarla öldürülmesi talimatını vermiştir.” Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik soykırım politikasının oluşturulmasında, hem de uygulanmasında kilit role sahip MİT’in, 2 üst düzey yöneticisinin  görevlendirildiğine dikkat çekildi. İki üst düzey MİT yetkilisinin diplomatik pasaporta sahip olduğu ve Medya Savunma Alanlarına yakın yerlerde PKK yöneticilerine operasyon hazırlıkları yapmaları için gönderildiği belirtildi.

KCK: Ele geçirilen üst düzey MİT yöneticileri Aydın Günel ve Erhan Pekçetin’dir

Kaçırma olayının detayları hakkında da önemli bilgiler veren KCK Yürütme Konseyi Eş başkanlığı açıklamasında şunlar belirtildi:

“Bu operasyon hazırlığı bir aşamadan sonra hareketimizin birimleri tarafından fark edilmiş ve tüm aşamaları denetim altına alınarak takibe tabi tutulmuştur. Aylardır hazırlık yapan 2 üst düzey MİT yöneticisi tam saldırıya geçeceklerken HPG’nin özel bir birimiyle ‘’Şehit Sakine Cansız devrimci intikam operasyonu’ başlatmış ve bu üst düzey yöneticileri ele geçirmiştir.”

“Tarihin gördüğü en  büyük devrimci karşı istihbarat operasyonuyla ele geçirilen 2 MİT yöneticisinin Özgürlük Hareketimize karşı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Hakan Fidan’la birlikte doğrudan çalışan daire başkanları olması bu operasyonun büyüklüğünü ortaya koymaktadır”  denilen açıklamada, MİT yöneticileri ile ilgili ise  şu bilgiler verildi: “Ele geçirilen MİT üst düzey yöneticileri 20 yıldır Türkiye ve Kürdistan’ın çeşitli yerlerinde önemli görevler yapan ve daha sonra MİT merkezinde görevlendirilen Erhan Pekçetin ve Aydın Günel’dir. Erhan Pekçetin, MİT’in en stratejik dairesi olan yurtiçi etnik bölücü faaliyetler Başkanı, Aydın Günel ise içeride ve dışarıda MİT İnsan Kaynakları Yöneticisidir. Bunlar MİT merkezinde çalıştıkları ve önemli sorumluluk üstlendikleri için ve diğer dairelerle sıkı ilişki içinde olduklarından MİT’in bütün çalışmalarından ve yaptığı operasyonlardan doğrudan ya da dolaylı bilgi sahibidirler.”

‘’Cizre’deki iki MİT’çi de önemli bilgiler verdi’’

KCK açıklamasında daha   önceki süreçlerde de Cizre’de 2 MİT yöneticisinin yakalandığı hatırlatıldı ve MİT’in Kürdistan ve Türkiye’de yürüttüğü politikalar hakkında da bilgiler verildi: “Özyönetim direnişleri döneminde Cizre’de yakalanan 2 MİT yöneticisinin ve son yakalanan iki üst düzey MİT sorumlusunun verdiği bilgiler ve ele geçirilen belgeler AKP’nin karakterini ve MİT’in Kürt halkına, sosyalistler başta olmak üzere tüm muhalif kesimlere, aydınlara, yazarlara, Alevilere ve tüm farklı etnik ve dinsel topluluklara karşı nasıl komplolar içinde olduğunu ortaya koymaktadır.”

KCK: İmralı’daki devlet heyetindeki Sabahattin Asal Paris katliamını planladı

Tayyip Erdoğan   yönetimindeki AKP iktidarının Çatışmasızlık ortamında ve İmralı’da görüşmeler sürerken imha siyasetini yürüttüğüne vurgu yapılan açıklamada şunlar belirtildi: “İmralı görüşmelerine devlet heyeti adına Muhammed Dervişoğlu’yla birlikte katılan Sabahattin Asal’ın bir MİT yöneticisi olarak 9 Ocak 2013’te gerçekleşen Paris Katliamı’nın planlayıcısı olması, AKP iktidarının ve MİT’in komplocu karakterinin kanıtı olmaktadır. Şu bir daha görülmüştür ki, Türk devleti ve onun kirli işlerini yapan MİT için Kürtleri yok etmede her yol mubahtır. Yine bu operasyonda ele geçen bilgiler ve belgeler ortaya koymaktadır ki, Suriye’deki yıkımın gerçekleşmesinde en büyük payı Tayyip Erdoğan yönetimindeki AKP iktidarı oynamıştır.”

KCK: 5 ayını tamamlayan operasyon MİT’e çok ağır darbe vurdu

 “5 aydır Özgürlük  Hareketimizin elinde olan MİT’in 2 üst düzey yöneticisine ve daha önce yakalanan 2 MİT yöneticisine Evrensel hukuk ve Özgürlük Hareketi yasaları çerçevesinde bir yaklaşım gösterilmiştir” denilen açıklamada şu ayrıntılar da yer aldı: “Savaş ortamında olunmasına rağmen tümünün yaşam hakları güvenceye alınmış, tutuklandıkları andan itibaren kimlik, kişilik ve onurları rencide edilmemiştir. Geçen zaman dilimi içinde bu kişilerin üzerinde ele geçen bilgi-belge ve elektronik veriler değerlendirilerek ‘ŞEHİT SAKİNE CANSIZ DEVRİMCİ İNTİKAM OPERSYONU’ genişletilmiştir. Bu nedenle olayın kamuoyu ile paylaşılmasında gecikme yaşanmıştır.”

KCK, çok sayıda MİT yöneticisi, çalışanı hakkında bilgi ve belgelere sahip olduğunu belirtti: “Ağustos 2017’de başlayan bu operasyon kapsamında MİT’in kurumsal yapısı, örgütlenmesi, mensupları, merkezleri, ikametgâhları, içte-dıştaki ağları, devletlere-örgütlere sızdırdığı elemanlar büyük oranda deşifre edilmiştir. Paris katliamı, Rojava’daki suikastlar gibi birçok eylem ve yasadışı gizli sorgu evleri de ayrıntılarıyla öğrenilmiştir. Ayrıca başta Bakurê Kürdistan ve Türkiye olmak üzere Avrupa, Rojava, Başurê Kürdistan alanlarındaki MİT üyeleri ile bunlara bağlı ajanları, yerel haber elemanlarının kimlikleri açığa çıkarılmıştır. Bu ajanların ve bağlı elemanların önemli bir kısmı özel operasyonlarla tutuklanmışlardır. Birçok alanda MİT’in örgütlenme ağına ölümcül darbeler vurulmuştur. Her tutuklanmada açığa çıkan yeni bilgi-belgelerle operasyon genişlemiş ve hem Türkiye içinde hem de dışında MİT çalışmaları pratik olarak felç edilmiştir.”

KCK: Erdoğan’ın PKK yöneticilerine yönelik imha planları boşa çıkartıldı

PKK yöneticilerine yönelik saldırı konseptinin boşa çıkartıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türk devletinin çok büyük bir darbe yediği ifade edildi: “ŞEHİT SAKİNE CANSIZ DEVRİMCİ İNTİKAM OPERASYONU’yla somut olarak da hareketimizin öncü kadrolarına karşı hazırlanan komplo ve bu yönlü tüm çalışmalar boşa çıkarılmıştır. Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve tüm faşist ittifakları büyük bir hevesle PKK’nin Önder kadrolarının yakalanmasını ve katledilmesini beklerken, görevlendirdikleri önemli sorumluların yakalanması heveslerini kursağında bırakmıştır. Böylece Tayyip Erdoğan’ın Kürt halkını soykırıma uğratma saldırılarına uzun süre belini doğrultamayacağı bir darbe vurulmuştur.”

KCK: MİT’e yönelik operasyonla ilgili bilgiler açıklayacağız!

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında kamuoyuna çağrı da yapıldı: “MİT yöneticilerinin üzerinden çıkan belgelerde ismi geçenleri deşifre etme, takibe alma, denetim altında tutarak tüm ilişki ağlarını anlama ve sonra da operasyona dönüştürme yöntemi esas alınmıştır. MİT’in halkımıza ve halklara dönük bazı konularda işlediği suçlar yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacaktır.

AKP iktidarının ve MİT’in bu dönemde kirli savaşını yoğunlaştırdığı dikkate alındığında yurtseverleri, demokratları ve bir bütün olarak halkımızı faşist iktidarın toplumu yanlış yönlendirmeye yönelik özel savaş haberlerine ve psikolojik savaşına karşı duyarlı olmaya ve bu yönlü saldırılarına karşı tutum almaya çağırıyoruz.”

Kaynak: ANF