16 Ocak 2018
%AM, %15 %343 %2017 %07:%Ara

Mahkeme: Slogan atmasa da atandan rahatsız olsun

Ankara 13. İdare Mahkemesi danışmanların ihraç kararına dair itirazı reddederek “danışmanların slogan atmadığı ancak ortamdan rahatsızlık duyması gerektiğini” belirtti

HABER MERKEZİ (15.12.2017) - Meclis Yüksek Disiplin Kurulu'nun milletvekillerin yanında yer alan danışmanları ihraç kararına dair itirazı, Ankara 13. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Mahkeme “danışmanların slogan atmadığı ancak ortamdan rahatsızlık duyması gerektiği" gerekçesiyle kararı uygun buldu.

Mezopotamya Ajansı’ndan Hayri Demir’in haberine göre, Meclis Anayasa Komisyonu'ndaki "dokunulmazlık" görüşmelerinde HDP'li vekillerin komisyonu terk ederek HDP grup binasına kadar yaptıkları yürüyüşün, HDP'li 3 danışman için ihraç gerekçesi sayılmasına yapılan itiraza İdare Mahkemesi'nden skandal bir karar çıktı. 

Sözleşeme gereği vekilinin yanında olmak zorunda 

HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir'in danışmanı Muhammed Kaya'nın Meclis Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ihraç edilmesi sonrası karar, İdare Mahkemesi'ne taşındı. Kaya, başvurusunda yaptığı hizmet sözleşmesi gereği bağlı bulunduğu vekilin çağrısı üzerine yanında bulunması gerektiği için o gün orada hazır bulunduğunu ve dolayısıyla bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, iptalini istedi. İptal istemiyle açılan davaya o sırada çekilen görüntülere ilişkin de düzenlenen 21 kişilik bilirkişi raporu sunuldu. 

Raporda Kaya'nın herhangi bir slogan atmadığı sabit olduğu da yer aldı. 

'Slogan yok ama rahatsız olmalıydı!'

Ancak buna rağmen sadece görevi gereği milletvekilinin yanında olan Kaya'nın bu itirazına "bulunduğu ortamdan rahatsızlık duymadığı " gerekçesiyle ret kararı çıktı. 

Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin geçtiğimiz günlerde verdiği kararda şöyle denildi: "Dosya içinde davacının da bulunduğu protesto yürüyüşüne ait görüntülerin incelemesinde davacının da slogan atan kişilerle birlikte yürüyüşü gerçekleştirdiği ve bulunduğu ortamdan rahatsız olmadığı görüntülerden anlaşıldığından ideolojik ve siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak ve grev gibi eylemlere katılmak fiilinin gerçekleştirildiği sabit olduğundan tesis edilen dava konusunda işlemde aykırılık bulunmamaktadır."