15 Aralık 2017
%AM, %04 %184 %2013 %03:%Şub

Halk Savaşını Güçlendirelim

HABER MERKEZİ (05.12.2011)- Hindistan Komünist Partisi (Maoist), Merkezi Askeri Komisyonu’nun Halk Kurtuluş Gerilla Ordusu’nun 11. Yıldönümü Vesilesiyle Gerçekleştirdiği Açıklama;

"Sevgili Halkımız!

 

HKGO, 2 Aralık Tarihinde 11. yılını dolduracak. Bu vesileyle Merkezi Askeri Komisyonumuz (MAK) sömürücü egemen sınıfların Yeşil Av Operasyonu’nun yenilgiye uğratma kararlılığı ile bütün gerilla bölgelerinde ve kızıl direniş alanlarında, kutlama etkinlikleri düzenleme çağrısında bulunuyor. Hindistan’ın ezilen emekçi yığınlarının kurtuluşu için verilmekte olan halk savaşında, Aralık 2010-Eylül 2011 tarihleri arasında, halkımızın 150 yiğit evladını yitirdik. Bütün yiğit savaşçılarımıza devrimci selamlarımızı sunuyor, onların sevdalandıkları umutları gerçek kılmaya and içiyoruz.

Geçtiğimiz sene içinde yüzlerce demokratik haklar ve halk yönetimi faaliyetçisi ve devrimci-demokrat insan tutuklandı. Devrimci kültürün yaygınlaştırılması için faaliyet gösteren Jharkand Aben Derneği üyeleri için idam kararları çıkartıldı. Bu idam kararlarını iptal ettirebilmek için halk hareketini güçlendirmeliyiz. Düşman istihbaratının, partimiz önderliğine yönelttiği saldırılar kapsamında, 29 Nisan 2011 tarihinde, üç merkez komite üyemiz, haziran ayında Yoldaş Bhupesda ve pek çok diğer önder kadro düşmanın eline geçti. Düşman, bu yoldaşlarımızı temelli olarak cezaevinde tutma amacıyla komplolar üretiyor. MAK olarak, siyasi tutsakların serbest bırakılması için kapsamlı bir ajitasyon ve teşhir kampanyası çağrısında bulunuyoruz.

Aralık 2010-Ekim 2011 tarihleri arasında HKGO tarafından Yeşil Av Operasyonu adlı faşist saldırıya karşı ülke çapında gerçekleştirilen operasyonlarda 150 polis öldürüldü, 180’i ise yaralandı, düşmanın 60’tan fazla silahı ele geçirildi. Dahası, HKGO’nun gerçekleştirdiği eylemler aracılığıyla 170 halk düşmanı infaz edildi. Halk Milisleri, bu eylemlerde önemi yadsınamaz bir rol üstlendiler.

Devlet, YAO adlı faşist harekâtın ikinci evresinin başlamış olduğunu açıkladı. 2009’da başlatılan “Yeşil Av” adlı bu gayrimeşru askeri harekâtın, egemen sınıfların temsilcileri olan Sonia[1]-Manmohan Singh[2]-Chidambaram[3] kliğinin Adivasi bölgelerindeki doğal zenginlikleri komprador burjuvaziye ve çok uluslu şirketlere peşkeş çekme amacıyla halka karşı yürüttüğü vahşi bir saldırı silsilesinden başka bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz. Halka karşı yürütülen acımasız savaşı yoğunlaştırma amacıyla Mayıs 2011’de ordunun kimi tugaylarını savaş bölgelerine yakın yerlere konuşlandırmaya başlayan devlet, bu mobilizasyonun salt “talim” amacıyla olduğunu iddia ediyor. Oysa tekellerin yağmasına direnen halk savaşçılarına yöneltilen saldırılara altı yıldır askeri yetkililer önderlik ediyor. Chhattisgarh’ın Kanker şehrinde ve Kuzey Chhattisgarh’taki Ambicapur’da bulunan “Orman Savaşı İçin Kontrgerilla Eğitimi” enstitülerinin bizzat ordu tarafından kurulduğu, halkı katleden polis kuvvetlerinin askeri uzmanlar tarafından eğitildiği herkesçe biliniyor. Yüksek rütbeli subayların pek çok kez Bastar’a geziler düzenledikleri, Salwa Judum[4] vahşetinin en yoğun yaşandığı dönemde Amerikan Konsolosluğu’nda çalışan görevlilerin, Kanker’deki kontrgerilla eğitim üssünü sıkça ziyaret ettikleri, Raman Singh[5] ve üst düzey polis memurları ile görüştükleri de bilinmekte. Bütün bunlar, olan bitenin Amerikan emperyalizminin emirleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini kanıtlamaktadır.

Faşist Yeşil Av Operasyonu ile halka saldırılar, cinayetler, tecavüzler, katliamlar, köylerin ve ürünlerin yakılması, ve tarım hayvanlarının katli alışıldık olaylar halini aldı. Chintalnar köyü katliamı, Netai köyünde karşıdevrimci Hindistan Komünist Partisi (Marksist)’in ve devlet güçlerinin ortaklaşa gerçekleştirdikleri katliam (Lalgarh, Batı Bengal), ve Hindistan Halk Kurtuluş Gücü tetikçilerinin Jamgai köyünde gerçekleştirdikleri katliam (Gumla, Jharkand) bunun örnekleridir. Karşıdevrimci faşist Salwa Judum, Sendra, Nagrik Suraksha Samity, Santi Sangam çetelerinin ve devlet güçlerinin Bihar ve Jharkand’da katlettikleri insanların %90’u silahsız, sivil halktan kimselerdir. Silahlı çatışmalarda öldürülen gerillalar, katledilen insanların en fazla %1’ini teşkil etmektedir. Sırf bu veri dahi yürütülmekte olan savaşın emekçi halka karşı olduğunu kanıtlamaktadır.

Medya tarafından Dandakaranya Ormanları’nın Maoistlerin kurtarılmış bölgesi olarak gösterilmesinin ardından “talim” bahanesi ile buraya yerleştirilen askeri birlikler toprak aktarımı yasaklarını delmiş, PESA[6] kanunu ve Gram Sabha’lara[7] yetki veren tüm yasaları çiğnemişlerdir. Ama ordunun esas niyeti, Adivasileri binyıllık topraklarından kovmak, insanlık tarihinin en eski medeniyetlerinden birini yok etmek ve halkın Maoistlerin önderliğinde kurmakta olduğu halk yönetim organlarını bastırmaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için devlet orduya Silahlı Kuvvetler Özel Yetkiler Kanunu’nun uygulanması iznini vermiş bulunuyor. Sınırları korumakla yükümlü Hindistan Ordusu, şu anda ülkenin bağrında, kendi halkına karşı savaşa girmeye hazırlanıyor. Ülke çapındaki tüm Adivasiler işbirlikçi Hint hâkim sınıflarının, emperyalistlerin ve çokuluslu şirketlerin çıkarları doğrultusunda düzenledikleri tezgâhlara ve Hindistan Ordusu’nun Keşmir’de ve Kuzeydoğu’daki ulusal kurtuluş mücadelelerine yönelik katliamlarına karşı seslerini çıkarmalıdırlar. Onlara yardımcı olmak, tüm sınıflardan demokrat ve yurtsever insanların ve kitle örgütlerinin gündemi olmalıdır.

 Sevgili Halkımız!

Yıllardır süregitmekte olan LÖK (liberalleşme, özelleştirme, küreselleşme) politikalarının bir sonucu olarak, mevcut küresel ekonomik krizin etkileri ülkemizde en ağır biçimiyle hissedilmektedir. Yolsuzluğun, işsizliğin ve yoksulluğun artması, enflasyon, toprakların, derelerin ve ormanların ilhakı yoksul işçilerin, köylülerin ve küçük burjuvazinin yaşam koşullarını ağırlaştırmakta, onlara devrimden başka seçenek bırakmamaktadır. Nesnel koşullar devrime gebedir. Her kesimden halkın mücadelesi yoğunlaşmakta, ekonomik temelli mücadeleler politik birer nitelik kazanmaktadır. Yoksul Adivasilerin mücadelesi gelişmekte, güçlenmektedir. Lalgarh, Kalingangar, Narayanapatna, Niayamagiri, Mali, Deomali, Singareni, Polayaram, Sompeta, Kakarapalli, Jaitapur, Noide direnişleri, POSCO[8] karşıtı mücadele, kast sistemine karşı verilen mücadele, Jharkand’da köyünden sürülen köylülerin mücadelesi, ülke çapındaki Özel Ekonomik Bölge karşıtı direnişler, pahalılığa ve yolsuzluğa karşı sürdürülen mücadeleler, köylülerin ülke çapındaki direnişleri ve eylemleri, Dalit[9] kadınlarının kampanyaları… Bunlar, halkın siyasi bilincinin düzeyinin yükseldiğinin kanıtlarıdır. Telangana halkı kendi kaderini tayin hakkı için militanca mücadeleye atılıyor, Keşmir’in ulusal kurtuluş mücadelesi tüm hızıyla devam ediyor. Egemen sınıflar, halkın militan mücadelesini bastırmak için, gözleri açlık grevleri ve dilekçeler gibi “barışçıl” mücadele yöntemlerinden başka şey görmeyen Anna Hazare gibi şahısların önderliğindeki kimi sivil toplum kuruluşlarını öne çıkarıyorlar. Ancak bir yandan kimileri “barışçıl eylemlere” övgüler düzerken faşist hâkim sınıflar Maoist partiye ve işçi, köylü tüm ezilen halk sınıflarına azgınca saldırıyorlar. Ekonomik ve siyasi kriz her yerde yoğunlaşıyor. Bu yüzden, kitleler devrimci bir tavır benimsemeli, “son nefesimize dek mücadele” şiarıyla kavgaya atılmalıdırlar. Güncel siyasi gelişmeleri izlemekle yetinmemeli, kitleselleşmeli, onlara müdahil olmalıyız. Ezilen kitlelerin ekonomik çıkarlarını kitlesel siyasi mücadele olmaksızın gerçekleştiremeyeceğimizi kavramalı, bu mücadeleyi “halk iktidarına giden yol halk savaşından geçer” şiarıyla birleştirerek güçlendirmeliyiz.

MAK’ın Çağrısı:

İşçiler, emekçiler, köylüler, Adivasiler, kadınlar, öğrenciler, gençler ve aydınlar! Bugün, devletin halka karşı yürütmekte olduğu “Yeşil Av Operasyonu” adlı faşist harekâta karşı, başta Adivasiler olmak üzere, binlerce insan mücadele veriyor. Emekçi yığınların tüm kesimleri bu mücadelenin bir parçası haline gelmelidir. Bu mücadeleye destek olmak zaruridir. Gün, “terörle mücadele” bahanesiyle, kudurmuş köpekler gibi halka vahşice saldıran, yüzlerce Adivasi’yi katleden, köyleri yağmalayan polisleri durdurmak için mücadeleye atılma günüdür! Maoistler şiddet taraftarı değildir. Tersine, barışı en çok arzulayanlar bizleriz. Burjuva medyasının Maoistlere yönelttiği karalama kampanyasına aldanmayalım! Devrimci hareketin yanında duralım! Eğer hâkim sınıfların bu saldırısı geri püskürtemezsek, eğer Maoist partiyi, HKGO’yu, alternatif halk yönetimi organlarını ve demokratik kitle örgütlerini yok etmeyi amaçlayan bu komployu boşa çıkaramazsak devrimci mücadelenin bütün kazanımlarını yitiririz. Düşmanı yalnızlaştırma ve yenilgiye uğratma mücadelesinde yerlerimizi alalım! Kitlesel biçimde HKGO’ya katılarak halk savaşını güçlendirelim! Toprak-demokrasi-bağımsızlık-iktidar-halk ordusunun inşası şiarlarını kuşanarak ülkemizin çeşitli yerlerindeki kitle hareketleri tufanının bir parçası haline gelelim! Mücadeleye onlarla omuz omuza atılalım! Sömürücü sınıflar tamamen yok edilmeden hiçbir şeyin değişemeyeceğini bilmeliyiz. Onların önümüze attıkları reform kırıntıları, aslında baskı ve sömürü düzeninin devamını sağlarlar, bunların hiçbir kıymeti yoktur. Bu sözde reformların halkın birleşik mücadelesini sekteye uğratmak ve direniş ruhunu zayıflatmak için gerçekleştirilen komplolar olduğunun farkına vararak yeni demokratik toplumun inşası mücadelesine katılalım! Haydi, savaşmaya cüret edelim ki zafer bizim olsun, zafer halkın olsun!

 Dandakranya, Bihar ve Jharkand’ı kurtarılmış bölgeler haline getirme hedefiyle gerilla savaşını hareket harbine, Halk Kurtuluş Gerilla Ordusunu Halk Kurtuluş Ordusuna dönüştürelim!

 Maoist devrimci hareketi yok etme amacıyla Hint hâkim sınıfları tarafından Hindistan Ordusu’nun kullanılmasına karşı çıkalım!

Şanlı halk savaşını güçlendirerek halka zulmeden yağmacı ve katil devlet güçlerine bir ders verelim!

Yaşasın partimiz Hindistan Komünist Partisi (Maoist)! 

Devrimci Selamlarımla,

Deoji

HKP (Maoist) Merkezi Askeri Komisyon Üyesi"

Çeviri; Halkın Günlüğü Kolektifi

 


[1] Sonia Gandhi: Hindistan Ulusal Kongre Partisi Başkanı

[2] Manmohan Singh: Hindistan Başbakanı

[3] Palaniappan Chidambaram: Hindistan İçişleri Bakanı

[4] Salwa Judum (Arınma Avı): 2005’te devlet tarafından kurulan, halka karşı acımasız katliamlar gerçekleştiren faşist paramiliter örgütü. 5 Temmuz 2011’de yasadışı ilan edilmesine rağmen faaliyetlerini sürdürmektedir.

[5] Raman Singh: Chhattisgarh Eyalet Başkanı

[6] PESA- [Panchayat Extension to Scheduled Areas]: Köy Meclislerine yönetim yetkileri veren bir yasa

[7] Gram Sabha: Köy Meclisi

[8] Pohang Demir Çelik Şirketi: Güney Koreli bir Demir Çelik Şirketi

[9] Dalit: “Dokunulmaz”-kast sistemindeki en alt tabaka